Sevgili Bahar, İş yerindeki rahatsız olduğum konulardan biri, birbirimiz hakkında nasıl konuştuğumuz. Kaldı ki, şirket yemekhanemiz ve kafeterya bölümü bu konuda toksik seviyesi yüksek bir alan olabiliyor. En çok dikkatimi çeken şey ise, bu konuşmalarda genellikle yöneticilerin yerden yere vurulması.

Bu konuşmaları dinliyor olmamın bile dile getirilen fikirlere katıldığımı ima edeceğini düşündüğüm için, nasıl uygun bir yorum yapacağımı bulmakta zorlanıyorum. Kabul ediyorum; benim de birkaç kaba saba espriyle lafa daldığım zamanlar oldu, o yüzden herkesten üstünmüşüm gibi görünmek istemem. Bazen sırf bu yüzden en yoğun saatlerde yemekhaneye veya kafeteryaya gitmekten kaçındığım bile oluyor ve başkalarının da böyle yaptığını biliyorum.

İş arkadaşlarımızın ve özellikle yöneticilerin arkasından yapılan esprilere ve suçlamalara karşı nasıl davranmam konusunda ne gibi önerileriniz var?

Rumuz: İsimsiz

Sevgili İsimsiz,

Çok tanıdık olan bir sorunu tarif ederek harika bir şey yaptın. Eminim pek çoğumuz aynı durumla karşı karşıya kalmışızdır. Yemekhanede ve kafeteryalarda espriler yaparken, birbirimizin esprilerine karşılık verirken bir şekilde mevzu yöneticimizle veya bir iş arkadaşımızla ilgili hale gelir. Şakalara ve dalga geçmeye devam ederiz ama bir noktada eğlenceli olmaktan çıkar ve zehir olur. Dediğin gibi birini yerden yere vurur hale geliriz ve tüm bunları eğlenmek yada kızgınlığımızı atmak adına yaparız.

Bu gibi durumlarda, sükut altın değildir. Sessiz kalmak o kişiye katılmaktır. Sesimizi çıkarmadığımızda, arkasından konuşup sövüp sayanlara destek vermiş oluruz. Birinin yerden yere vurulmasına yardım etmiş oluruz.

Bir ekibe veya kuruma kötü morali yayan şey bu tür zehirli konuşmalardır. Masumane görünen bir şaka ile başlar ki bu esasında bir saldırının hücum çizgisini belirler. “Ben bunu farklı şekilde görüyorum” demek yerine, konuşmaya dahil olan diğerleri sessiz kalırlar ya da saldırıyı artıracak şekilde espriye katılırlar.

Depositphotos_190396044_m-2015Grup, hikayenin doğruluğunu sorgulamak için beklemeden veya bahsi geçen kişiye yanıt verme şansı vermeden, birinin zararına olacak şekilde bir kötü adam hikayesi yaratır. Hikaye tekrar edildikçe ve karşı çıkılmadıkça, komedyen Stephen Colbert’in adlandırdığı gibi “doğrucul” olmaya başlar. Hikaye, gerçeklerden çok uzakta olabilir ama doğru gibi gelir. Ve böylece iş yerini zehirler.

Bunu neden yapıyoruz? Bazen, kişinin gerçek güdülerini bilmediğimizden böyle yaparız ve onun kötü bir versiyonunu yaratırız. Jamaikalıların bir deyimi vardır “Eğer birini tanımıyorsan, onu icat edersin”.  Burada ima edilen şey, onu bir canavar olarak icat etmek. Çok azımız yöneticilerimizi ve özellikle de kıdemli liderlerimizi ve onların günlük sorunlarını yakından biliriz. Onlarla ilgili bilgilerin ya da güdülerinin sırdaşı değiliz. Deyimdeki gibi, onları çok sert şekilde yargılarız. Suçsuz olduklarını varsaymayız.

Bazen bu konuşmalar, suçsuzluğu varsaymamak kadar basittir ama genelde bundan fazlası yaşanır. İş arkadaşınızın bazen kıskançlık, intikam, korku veya antipatiden dolayı gerekçeleri vardır. Sebepten bağımsız olarak, bu uygunsuz davranışı gördüğünüzde sesinizi çıkarmanız gerekir.

 

Ne söyleyeceğinize karar vermek için İMİ’yi kullanın. İMİ; Crucial Conversations ve Accountability eğitiminde kapsamlı olarak öğrettiğimiz önemli bir tekniktir ancak burada basitçe size de aktaracağım.  İMİ;  İçerik, Model ve İlişki anlamına gelir. İMİ, rahatsız olduğunuz bir konu hakkındaki konuşmayı nasıl ele almanız gerektiğine dair size yardımcı olur. Diyelim ki masanızdaki bir kişi “Yöneticinin bu sene hedefleri yakalamanın şirket açısından çok kritik olduğu, ancak hedefleri yakalarsak maaş seviyelerini iyileştireceğini söylediği doğru ama bunu sadece çenemizi kapamamız için söylüyor.  Aslında kendini kurtarma derdinde, hedefleri tutturamazsa kendisinin kovulacağını biliyor dedi ve bunu alaycı bir şekilde söyledi.

Eğitim Hakkında Bilgi Al

Bunun gibi bir ifadeyi, İçerik açısından mı, Model açısından mı, İlişki açısından mı ele almalısınız çok hızlı şekilde buna karar vermelisiniz.

İçerik: İçeriği ele almak, bir kişinin ifadesindeki gerçeklere odaklandığınız anlamına gelir. İçeriğe odaklanmak, yanıt vermek için genellikle en basit ve güvenli yoldur çünkü karşınızdaki kişinin söylemiş olduğu şeyin ötesinde bir çıkarımda bulunmazsınız. İçeriği ele almanın bir örneği, “Bence bizim çenemizi kapatmaya çalışmıyor. Neden böyle düşünüyorsun?” olabilir. İçeriği ele almak, sorunu gerçeklerle ilgili bir soru olarak çerçevelendirir. Konuşmayı, yöneticinizin ne dediğine ve iş arkadaşınızın neden buna inanmadığına doğru odaklar.

Model: Diyelim ki bu yorum, bu kişinin yönetici hakkında kötü konuşmak için sürekli yaptığı pasif-agresif yorumlardan sadece başka bir tanesi. Yani artık bu durum sürekli tekrar eden bir modele dönüşmüş. Bu durumda, “Birbirimizle şakalaşmayı seviyorum ama birini yerden yere alaycı şekilde vurmaya başladığımızda ve o kişi kendini savunmak için burada değilse sevmiyorum” diyerek ele alabilirsiniz. Modeli ele almak, iş arkadaşınızın sürekli tekrarlayan uygunsuz davranışına odaklanır. Bu daha zorlu ve kritik bir konuşmadır ancak asıl rahatsızlığını tekrar eden modelleşmiş bir davranışsa bu konuyu ele almanızı kolaylaştırır.

İlişki: Yıpratıcı olan bu konuşmaların uzun vadeli etkisi, güvenin ve saygının altının oyulmasıdır. Yönetici ile olan ilişki riske atılır. Eğer insanların yorumlarının ve dedikodularının, yöneticinize karşı temel güven ve saygıya dair bir kopukluğu ortaya çıkardığını hissediyorsanız, o halde o kişi ile olan ilişkinin kendisini ele alabilirsiniz: “Sanki ona güvenilip güvenilemeyeceğini ve saygı duyup duyulamayacağını sürekli herkezin içinde sorguluyormuşsun gibi geliyor. Bu doğru mu? Eğer doğru söylemediğine dair endişelerin varsa, o halde onunla konuşmanın bir yolunu bularak içini dökmen gerekiyor bence.” Bu konuşmayı, o kişi ile herkesin önünde yapmak yerine kendi aranızda özel olarak yapabilirsiniz. Bu da zorlu bir tartışmadır ancak asıl rahatsız olduğunuz konunun ele alınışını kolaylaştırır.

Pek çok kişinin rahatsız olduğu durumları ele alırken yaptığı hata, asıl endişeleri model veya ilişki seviyesindeyken, basit ve güvenli yol olan içeriğe odaklanmalarıdır. Bir sorunu içerik olarak ele alırlar, ancak esas endişeleri ve onları rahatsız eden konu o anki içerik değildir, sürekli tekrar eden bir davranış ya da artık ilişkiye zarar verme noktasına gelen bir tutumdur.

İMİ becerisi, sadece yöneticiniz hakkındaki dedikoduyla yüzleşmek için değil, çok çeşitli durumlarda kullanılabilir. Bir dahaki sefere bir endişeniz olduğunda, endişenizin aslında neyle ilgili olduğuna karar vermek için İMİ’yi kullanın. İMİ, dedikoduyla ilgili asıl sorununuzun nedenine odaklanmanıza yardımcı olabilir.

Bahar Sen, Kurucu Ortak Bahar Sen, Kurucu Ortak

İş Stratejisti, Kıdemli Danışman, Eğitmen. İş Deneyimi +25 Yıl. Şirketlerin daha iyi büyümesine odaklanarak onların en önemli bacağı olan insan, süreç, teknoloji ve yönetişim konularında eğitim,koçluk ve danışmanlık hizmeti vermektedir. Büyük kurumsal organizasyonlarda ve farklı endüstrilerde süreçlerin yeniden ele alınması ve sistem tasarlanması konusunda uluslararası deneyimi ve uzmanlığı bulunmaktadır. Tamamladığı Projeler: Üretim Sektörü: 623, Hizmet Sektörü: 255, Gıda Sektörü: 103, İnşaat Sektörü: 47