The Success Programme Blog

Çalışan Deneyiminin 3 Anlaşması

Written by Bahar Sen, Kurucu Ortak | 04.Kas.2020 04:15:47

Hayatımızda bir sürü anlaşmalar yapıyoruz. Bunların bazıları yapılan işlerle ilgili oluyor, bazıları kişisel olarak herhangi bir ilişkideki beklentileri derinlemesine anlamak amacıyla yapılıyor. Anlaşma dediğimiz şey; bir ilişkinin işleyiş kurallarını belirleyen açık ve üstü kapalı beklentilerin tümüdür ve farkında olsak da olmasak da aslında her ilişkimizde bir anlaşma vardır. 

Bazı anlaşmalar sadece algıya dayanır. Örneğin televizyonda veya sosyal medyada gördüğümüz, bir markanın yaptığı sosyal sorumluluk projesine olan hayranlığımız gibi, ya da tasarımlarının özgünlüğüne olan hayranlığımız gibi. Bizim değerlerimize hitap ettiğini düşündüğümüz markalarla aramızda oluşan bu bağa, biz marka sözleşmesi diyoruz. 

Bazı anlaşmalar daha açıktır, görünürdür ve ilişkinin tüm taraflarınca net olarak anlaşılır.  Mesela bir şirketten aldığınız ürün ya da hizmetin yazılı satış anlaşması ya da yeni bir çalışanın iş tanımını, maaş ve prim yapısını, şunu yaparsan bunu veririm gibi şeyleri açıklayan iş sözleşmeleri gibi. Aynen buzdağının görünen kısmına benzer şekilde, tarafların hepsi anlaşmanın bu kısmını görür ve iyice anlar. Beklentiler açıkça ortaya konmuş ve net şekilde tanımlanmıştır. İK dünyasında çalışanlarla yapılan iş sözleşmeleri bu kategoridedir.  Biz bu anlaşmalara “İşlemsel Sözleşme’’ diyoruz. Bildiğiniz gibi, buzdağının suyun derinliklerinde çok daha büyük bir kütlesi vardır ve bu kısmı gözle görünmez.  Biz anlaşmanın bu kısmına: Psikolojik Sözleşme’ diyoruz. Bunlar, açık ve net şekilde tanımlanmamış ama yine de her kuruluşta ve ilişkide var olan üstü kapalı beklentilerdir.

Yani her ilişkinin bir anlaşması, her anlaşmanın da 3 tane alt sözleşmesi bulunur. Peki eğer söz konusu olan şey bir iş anlaşması ise bu 3 alt sözleşme ne anlama geliyor?

Çalışan ile işveren arasındaki anlaşma tam bir buzdağı gibidir, Anlaşmanın sadece işlemsel kısmı yani iş sözleşmesi kısmı ilgili taraflara açıkça görünür haldedir. Ancak her beklenti bu yazılı anlaşmada yer almaz. Herhangi bir anlaşmadaki üstü kapalı kısım, tarafların hepsinin ilişkiye getirdiği bilinçdışı ve söylenmeyen beklentileri taşıyan yerdir. Bu üstü kapalı anlaşmalar, dedelerimizin bir zamanlar el sıkarak iş yapıldığını anlattığı türdendir, yani tarafların her birinin, iki tarafın da çıkarını gözeterek hareket edeceğine dair karşılıklı inanç dışında hiçbir resmiyeti yoktur. Bu 3 sözleşmenin şartlarının karşılanma derecesi, o şirketteki çalışan deneyimini belirler. Bir şirketteki çalışan deneyimini tanımlayan bu 3 sözleşmeye göz atacak olursak;

1-Marka Sözleşmesi:

Marka Anlaşması, şirketimize dışarıdan ne gözle bakıldığı veya diğer kişiler tarafından nasıl görüldüğümüzdür. Marka, kimliğimizin yani olmayı iddia ettiğimiz ve kuruluş veya ekip olarak arkasında durduğumuz şeyin, bununla karşılaşan kişilerde yarattığı vaatlerden oluşur. Marka sözleşmesi, potansiye iş gücünü cezbeder, çalışanları kuruluşa çeker ve onların elde tutulmasına yardım eder.

2-İşlemsel Sözleşme:

İşlemsel Anlaşma, çalışanla kuruluş arasında karşılıklı olarak kabul edilmiş, çift taraflı ve açık olan, ilişkinin temel işleyiş koşullarını belirleyen anlaşmadır. bu anlaşmadaki maddeler ve bu şartlara uygunluk, çalışan memnuniyeti sağlar.

3-Psikolojik Sözleşme:

Psikolojik Anlaşma; kuruluşun çalışanla olan ilişkisindeki alışveriş koşullarını belirleyen, yazılı olmayan, üstü kapalı bir dizi beklenti ve yükümlülüklerdir. Bu psikolojik ya da üstü kapalı anlaşmada güven her şeydir. Güven olmazsa, iş olmaz. Kuruluşun psikolojik sözleşmeye uygunluğu, çalışan bağlılığını yaratır. 

Bu 3 sözleşmeyi iyi yöneten kuruluşlar iyi bir çalışan deneyimini, dolayısıyla da iyi bir müşteri deneyimini güvence altına alırlar. Eğer büyümek istiyorsanız, Stephen Covey'in dediği gibi; Çalışanlarınıza her zaman en iyi müşterilerinize davranılmasını istediğiniz gibi davranın.